Bugün Anneler Günü..
Haftalardır gözümüze soka soka geldi..
Yaşayanların olduğu kadar dokunamadığımız annelerimizin de günü.
Oysa benim için ilk Anneler Günü bu..
Seninle birbirimize bakıyoruz uzun uzun,ben ölüme gıpta ediyorum ve diyorum ki;
"yaşadığıma gıpta etme,anladım ben,bizimki yaşamak değil"
Çok an kaçırdık,şimdi ne desem boş.. Yanında olmadığım her an için
affet beni sadece.. Yokluğun hiçbir dilde tarif edilemeyecek kadar büyük bir boşluk..
Ne mürekkep yeter seni anlatmaya ne sayfalar,ne acın geçiyor ne saatler..
Yerine kimseyi koyamıyacağım en yakın arkadaşım Anneler Günün kutlu olsun..
Bir yabancı memlekette bir garip hüzün. Rakıyı balıkla sevmeyen bir yığın kafa.. Umudu gidişde değil de dönüşde arayan ben ve benim gibiler.. Üstte bir garip vesvese.. Balıkçı Sami usta sarhoş.. Balıklar mundar.. Bu durumda hangi gidiş,hangi dönüş..
Mum Işıklı Yüzler
Yüzler..Birbirinden farklı yaratılmış yüzler..Rengine aldanıp kendimizi değiştirdiğimiz karakterler..6. his diye bir şeyin olmadığını sonuna kadar savundurtturabilen insanlar.. Aldanmak yaşamı engelleyen önemli bir etken. Karşımızdakine aldanmanın dışında en geri dönülmezi de kendimize olanı..Bir çok yüzü ışık oyunlarından görmüyoruz. Bir çoğu da mum ışığında gördüklerimiz..Hep bir yanları karanlık olan yüzlerden ışık dolu beklentilerimiz var..Kendini içinde taşıdığı karakterin ışığıyla yansıtan birini bulduğunuzda o sizsiniz demektir. Tabi eğer siz de o ışıkla yansıyorsanız..